Meme Kanseri ve Oleokantal İlişkisi
Kanser hücreleri çok hızlı çoğalır ve bu aşırı üreme esnasında çok fazla oksijen tüketirler. Bundan kaynaklanan hücresel atıklar keseciklerde biriktiği ve vücut bunu atamadığı için hücrenin ölümüne sebep olur.
Kadınlar arasında en yaygın kanser türü olduğu bilinen göğüs kanserinde de bu çoğalma ve büyümenin boyutu çok büyük önem taşıyor. Bu konuda en önemli etkenlerden biri kanser hücrelerinin büyümesinde rol oynayan proteinler. Bu proteinlerden birinin adı C-met ve görevi çok kritik çünkü C-met sinyal gönderilmesinden sorumlu. Ancak bu protein aşırı miktarda bulunduğunda kanser hücrelerinin kontrolden çıkarak düzensizce çoğalmasına sebep oluyor.
Peki bir hücre zarı proteini olan C-met’in kontrolden çıkmasını önleyen, hatta mevcut kanser hücrelerinin ölmesini sağlayan bir şey yok mu? Bu sorunun cevabı Oleokantal. Laboratuvar şartlarında yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre, kanser hücrelerinin aktif reseptörlerine Oleokantal eklendiğinde kanser hücresinin kısa sürede öldüğü gözlemlenmiştir.
Bu da gösteriyor ki, hastalığın ilk evresinde kanserli hücre oleokantal ile buluşturulabilirse kanserin yayılmasının önlenebiliyor olması büyük bir olasılık. Bu umut verici bulgu, antioksidan ve antienflamatuar özelliği ile bilinen bir fenolik bileşen olan Oleokantalın önemini vurgulamakta. Oleokantal sadece zeytinyağında bulunduğu için, yüksek polifenollü bir zeytinyağını neden şifalı bir iksir olarak tanımlayabileceğimiz açıkça görülmekte. Her derde deva zeytinyağı içerdiği bileşenlerle meme kanseriyle savaşta büyük umut vaat ediyor.